Prepositionlar bazen kafa karıştırıcı olabilir. In ve on arasındaki farkı biliyorsun, ama into ile onto, ya da across ile through arasında ne var? Gel, gürültüyü keselim. İşte en yaygın İngilizce hareket prepositionlarını doğrudan anlatan bir rehber; örnekler gerçek İngilizce gibi akıyor—okuma kitabı egzersizleri değil.
Ana Prepositionlar
Yön & Varış Noktası
To – En temel hareket prepositionu. Bir yer, kişi veya nesneye yön gösterir.
I walked to the park.
She handed the keys to me.
Into – Dışarıdan içeri doğru hareket. “in + to” gibi düşün.
He jumped into the pool.
Put the milk into the fridge.
Onto – Daha düşük bir konumdan bir yüzeye doğru hareket.
The cat jumped onto the kitchen counter.
She climbed onto the roof.
Towards – Bir yöne doğru hareket, ama mutlaka varış noktasına ulaşmayabilir.
The dog ran towards me.
We're driving towards the mountains.
İşte ana kategorilerin hızlı bir görsel özeti:
Yol & Yüzey
Across – Düz bir alanın veya yüzeyin bir tarafından diğerine geçiş.
She swam across the lake.
I walked across the street.
Through – Bir şeyin içinde başlayıp dışarı çıkmak, ya da üç boyutlu bir boşlukta bir ucundan diğerine geçmek.
We drove through the tunnel.
He walked through the forest.
Along – Bir çizgiye (yol, nehir, koridor) uyum sağlamak.
They strolled along the beach.
Walk along this hallway until you see the exit sign.
Over – Bir şeyin üstünden ve üzerinden geçmek. Aynı zamanda bir engeli aşmak da olabilir.
The bird flew over the house.
He jumped over the fence.
Around – Çevreye dönerek veya bir şeyi atlayarak hareket etmek.
We walked around the building.
She turned around when I called her name.
Dikey Hareket
Up / Down – Basit. Yüksek ya da düşük bir konuma doğru hareket.
The kids ran up the stairs.
I slid down the hill on a sled.
Bir ipucu: İngilizce konuşanlar, gerçek dikey değişiklik olmadığında bile up ve down kullanır. “I'm walking down the street” cümlesi, cadde eğimli olduğu anlamına gelmez—sadece deyimsel bir ifadedir. Çok düşünmeyin.
Zor Çiftler Açıklama
Into vs. In to
Into tek kelime ve bir şeye girme demektir. In to iki kelime; genellikle in, bir phrasal verb’in parçasıdır.
She came into the room. (girmek)
She came in to grab her keys. (came in phrasal verb, to amaç gösterir)
Onto vs. On to
Aynı mantık.
He climbed onto the horse.
He held on to the horse's mane. (held on = phrasal verb)
Uygulama Egzersizi
Boşlukları doğru hareket prepositionu ile doldurun. Cevaplar aşağıda—göz atmayın!
- We drove ______ the bridge to reach the island. (over / across / through)
- The children ran ______ the classroom when the bell rang. (into / onto / to)
- I walked ______ the river until I found a good spot to fish. (along / across / through)
- She threw her bag ______ the bed. (onto / into / over)
- He pushed his way ______ the crowd to get to the front. (through / across / around)
Cevaplar: 1. across, 2. into, 3. along, 4. onto, 5. through
Becerilerinizi Test Etmeye Hazır mısınız?
Kuralları öğrendiniz. Örnekleri gördünüz. Şimdi prepositionları ve genel İngilizce seviyenizi gerçekten ne kadar iyi bildiğinizi görün.
English Measure’da ücretsiz İngilizce seviyesi testini deneyin. Okuma, dinleme, yazma ve konuşma bölümlerini kapsar. Dilbilgisi, kelime hazinesi ve akıcılığınız hakkında anında geri bildirim alırsınız. Kayıt oyunları yok, gizli ücretler yok—sadece gerçek bir değerlendirme.
📝 İlgili Uygulama Bölümü
Yazma Pratiği: İngilizce yazım ve dilbilgisi becerilerinizi geliştirmek için ücretsiz, AI destekli yazma pratiği bölümümüzü inceleyin!
Öğrenmeye Devam Etmeye Hazır Mısın?
Sadece okumakla kalma! English Measure üzerindeki interaktif araçlarla pratik yap, dinleme ve konuşma becerilerini geliştir.