I okulda otururken tozlu bir dilbilgisi kitabına bakıyordum. “Present perfect, have/has + past participle ile kurulur.” Beynim jel oldu. Bunu sevmiyordum. Ama yıllar sonra anladım ki, dilbilgisi düşman değil – onu öğrenme şeklimiz bozuk.
Başka kuru bir ders kitabına ihtiyacın yok. İngilizce dilbilgisini eğlenceli yollarla öğrenmek gerekiyor; bu sayede sıkılmadan akıllara yerleşir. İşte gerçekten işe yarayan üç yöntem.
Dilbilgini Oyunlaştır
Kuralları bir oyuna dönüştür. Ciddi olalım. Kendinle bile rekabet ettiğinde beynin dikkat eder.
Deneyimle: Bir kart paketi al. Her renk bir zaman dilimini temsil eder (Kupa = present simple, Karo = past simple vb.). Bir kart çek ve o zamanı kullanarak bir cümle kur. 5 dakika boyunca yap. Flashcard gibi ama çok daha eğlenceli.
Ya da Kahoot veya Quizlet gibi uygulamaları kullan. Zamanlayıcıyı aç. Arkadaşını davet et. Dilbilgisi bir yarış ya da bulmaca haline geldiğinde kuralı düşünmekten vazgeçersin ve doğal olarak kullanmaya başlarsın.
Şarkılar ve Hikayelerle Öğren
Müzik hafızanın hile kodu gibidir. İngilizce sevdiğin bir şarkıyı seç – pop, rock, neyse. Sözleri bul. Dinlerken oku. Şarkıcı “I’ve been waiting” veya “she doesn’t know” gibi ifadeleri nasıl kullandığını fark et. Dilbilgisini çalışmıyorsun; onu sindiriyorsun.
Kısa hikayelerle de aynı şey geçerli. Basit bir tane seç (düzeyli okuyucular mükemmel). Her fiili vurgula, sonra yazarın o zamanı neden seçtiğini tahmin et. Bu, ödev değil dedektiflik gibi hissettirir.
Kartlar, uygulamalar, yarışmalar
Şarkılar, hikayeler, filmler
Bir evcilik ya da arkadaşına anlat
Başkasını (Hatta Köpeğini) Öğret
Bir dilbilgisi noktasını açıklamak, onu gerçekten kavramanı zorunlu kılar. Bir arkadaşını ya da evciliklerini al. “Tamam, bugün will ve going to arasındaki farkı öğreteceğim.” diyerek başla.
Hata yapacaksın. Basit kelimeler bulman gerekecek. Bu iyi bir işaret. Altı yaşındaki bir çocuğa anlatabiliyorsan, ustalaştın demektir.
Bir keresinde present perfect’i kedime öğretmeye çalıştım. O ilgilenmedi ama ben kuralı asla unutmadım.
Gizli Sır? Çalışmayı Bırak, Oynamaya Başla
Dilbilgisi bir araç kutusudur; hapishane değil. Onu senin için önemli cümleler kurmakta kullan. Sahte bir mesaj yaz, YouTube’da yaptığınları yorumla. Dilbilgisini gerçek bağlamlarda ne kadar çok kullandın, “çalışma” ihtiyacın o kadar azalır.
O yüzden bir kez daha yorgunluk hissedersen taktiği değiştir. Bir oyun oynayın. Şarkı söyleyin. Aynına öğretin. Dilbilgisi sıkıcı olmak zorunda değil – sadece doğru oyun alanını bulmak yeterli.
Ne kadar ilerlediğini görmek ister misin? İngilizce seviyeni ücretsiz olarak English Measure üzerinden test et – Okuma, Dinleme, Yazma ve Konuşma. Sıkılmadan gerçek geri bildirim al!
Öğrenmeye Devam Etmeye Hazır Mısın?
Sadece okumakla kalma! English Measure üzerindeki interaktif araçlarla pratik yap, dinleme ve konuşma becerilerini geliştir.