I online kursum için ilk kez video kaydettiğimi hatırlıyorum. Ellerim titriyordu. Çünkü materyali bilmediğim için değil—konuyu yıllardır ana dilimde öğretiyordum. Akcentimden, bir dilbilgisi hatası yapıp profesyonel görünmemekten korkuyordum.
Daha sonra öğrendiğim gerçek şu: öğrencilerim mükemmel dilbilgisinden çok; net açıklamalardan ve samimi tutkunuzdan etkileniyordu.
Eğer ilk online kursunuzu oluşturmayı düşünen bir İngilizce yabancı konuşurluysanız, bu rehber tam size göre. Planlama, senaryo yazma ve içeriği güvenle sunma sürecini adım adım gösterelim.
Neden İngilizceniz Yeterli (Gerçekten)
İlk olarak söylemek gerekirse: online öğretim için ana dil seviyesinde İngilizceye ihtiyacınız yok.
Online öğrenme pazarının büyüklüğü göz önüne alındığında, öğrenciler dünyanın dört bir yanından—Hindistan, Brezilya, Almanya, Japonya, Vietnam—geliyor. Çoğu da ana dili İngilizce değil. Onlar netlik ister, şık aksan değil. Karmaşık kavramları basitçe açıklayan biriyle çalışmak isterler; süslü kelimelerle dolu bir anlatımla değil.
Bunu şöyle düşünebilirsiniz: Ağır bir aksana sahip mükemmel bir kodlayıcıdan mı yoksa konuyu neredeyse anlamayan bir ana dili İngilizce konuşandan mı programlama dersi almak istersiniz?
Doğru cevap, ilkini seçmek.
Kursunuzu İngilizce Olarak Oluşturmanın 3 Aşaması
Yeni öğretmenlerin en çok yaptığı hata, kayda hemen atlamaktır. Ev inşa etmeden plan yapmazsınız; kurs kurmadan da bir yol haritası çıkarmazsınız.
Her aşamayı birlikte inceleyelim.
Aşama 1: Önce Ana Dilinizde Plan Yapın
Kurs taslağınızı düşünürken ve hissederken kullandığınız dilde yazın. Neden? Çünkü daha yaratıcı olursunuz, mantık boşluklarını fark edersiniz ve materyali daha iyi yapılandırırsınız.
Taslak sağlam bir hâle geldikten sonra başlıkları ve ana noktaları İngilizceye çevirin. Çeviriyi basit tutun; kısa cümleler kullanın.
Örneğin, “Bu modülde duyarlı web tasarımının temel ilkelerini inceleyeceğiz” yerine “This module covers the basics of responsive web design.” yazabilirsiniz. Daha sonraki modüllerde derinleşebilirsiniz.
Aşama 2: Konuşur Gibi Senaryo Yazın
Tam bir senaryo yazmak zorunlu değil, ama özellikle ilk kursunuz için şiddetle tavsiye ederim—kayda geçen sürenizi yarıya indirecektir.
İşte püf noktası: resmi bir deneme yazmayın. Doğal konuşma tarzınızı yansıtın.
Cümlelerinizi yüksek sesle okuyun. “The utilization of this technique…” kulağınızda garip mi geliyor? “Using this technique…” olarak yeniden yazın.
Her paragraftan sonra senaryo yazımını durdurun ve kendinize sorun: “Bu cümleyi gerçekten bir öğrenciye söyleyebilir miyim?” Cevap hayırsa, tekrar yazın.
Aşama 3: Kısa Parçalarla Kaydedin
30 dakikalık bir dersi tek seferde kaydetmeye çalışmayın. Bunun yerine 3–5 dakikalık parçalar halinde kaydedin.
Neden?
- Telaffuzunuz tutarlı kalır; yorgunlukla boğuşmazsınız.
- Tüm derse değil, sadece küçük bir bölümü yeniden kaydedebilirsiniz.
- Enerjinizi yüksek tutarsınız. Öğrenciler sizin coşkunuzu hissederler.
Yabancı Konuşurlu Öğretmenler İçin 3 Pratik İpucu
Benim ve mentorluk yaptığım onlarca öğretmenin deneyimlerinden üç strateji:
1. Yürüyerek Kaydedin
Konuşurken beyniniz, otururkenkiyle farklı çalışır. Yürümek doğal olarak konuşmanızı yavaşlatır ve “um”, “ah” gibi dolgu kelimelerini azaltır.
Telefonunuzu bir tripod üzerine yerleştirin, bir konu seçin ve odanızda dolaşarak açıklama yapın. Bir arkadaşınıza konuşuyormuş gibi davranın. Kayıt mükemmel olmayabilir ama doğal hissedilir. İşte öğrencilerin istediği şey bu.
2. Kelime Dağarcığınızı Sadeleştirin, İçeriğinizi Değiştirmeyin
Bazı yabancı konuşurlu öğretmenler akıllarını göstermek için büyük kelimeler kullanır. Bunu bırakın.
“Conceptualize” yerine “imagine”, “implement” yerine “build” veya “apply” diyebilirsiniz.
Öğrencileriniz, konuyu öğrenmek için oradalar; sizin kelime hazinenizi takdir etmek için değil. Açık İngilizce her zaman süslü İngilizceden üstündür.
3. Kritik Bir Arkadaşınızdan Geri Bildirim Alın
Bir meslektaşınıza 3 dakikalık bir klip gönderin ve iki soru sorun:
- “Herhangi bir nokta net değil mi?”
- “Benim gibi seslendirdim mi?”
Aksanla ilgili sorular sormayın. Dilbilgisiyle ilgili sorulardan kaçının. Sadece açıklık ve doğal akış hakkında konuşun. Bunlar tek başına yeterlidir.
Hangi Platformu Kullanmalısınız?
Farklı platformların farklı gereksinimleri var. Karar vermenize yardımcı olacak hızlı bir karşılaştırma:
| Platform | En Uygun Kişi | Gerekli İngilizce Seviyesi | Dahil Araçlar |
|---|---|---|---|
| Teachable | Tamamen yeni başlayan öğretmenler | Temel (basit İngilizce arayüz) | Video barındırma, quizler, kuponlar |
| Skillshare | Kısa, proje tabanlı dersler | Orta (sadece video, uzun metin yok) | İzlenen dakikaya göre telif ücreti |
| Podia | Üyelik satışı | Temel ila orta | E-posta pazarlama, indirilebilir dosyalar |
| Thinkific | Gelişmiş kurs oluşturucular | Orta | AI destekli senaryolar, quizler |
En basit platformla başlayın. Daha sonra yükseltebilirsiniz.
Her Video ile Kendinize Güven Kazanın
İlk videonuzun biraz garip hissettireceğini söyleyebilirim. Bu normaldir; hatta ana dili İngilizce olanlar da kamerada sık sık gergin olur.
Farkı? Onlar vazgeçmezler.
Bir kısa video kaydedin, bir kez izleyin ve yayınlayın. Sonraki videolar daha kolay olacak. Onuncu videodan sonra neden sinirli olduğunuzu şaşıracaksınız.
İngilizceniz bir araçtır; sınırlama değil. Başkalarının ihtiyaç duyduğu bilgiye sahipsiniz. Hatalar dahil, paylaşma iznini kendinize verin.
Kursunuza başlamadan önce İngilizce seviyenizi test etmeye hazır mısınız?
15 dakikadan az sürer. Net bir CEFR puanı alır ve hangi dilbilgisi alanlarını geliştireceğinizi öğrenirsiniz.
Öğrenmeye Devam Etmeye Hazır Mısın?
Sadece okumakla kalma! English Measure üzerindeki interaktif araçlarla pratik yap, dinleme ve konuşma becerilerini geliştir.